nostalji

Hepsinin yeri ayrıydı, hepsi özeldi. Geriye bakınca hepsinin içinde işlenmeyi bekleyen bir öz vardı. O’nu ortaya çıkarıp yeterince işlemeden kaçtım. Tıpkı bana öğretildiği gibi.

 

Doğrusu bu değil farkındayım. Doğrusunu bilmek herzaman doğru olmayı getirmiyor, doğru olanı yapamadığında vicdan azabını arttırıyor sadece. Ne cesaretsizliğimden yarım bırakıyorum başladığım işi, ne mücadeleden korktuğumdan. Aslında tek yarım bıraktığım iş de bu. Bana vaktiyle bunu yapanı da suçlamıyorum artık. Seviniyorum bunun olduğuna iyi taraflarını da görüyorum; mesela o kozadan çıkmanın beni güçlendirdiğinin farkındayım; ya da şimdilerde benim göstermeye çalıştığım o kapı’dan geçmenin benim seçimim olması da gereklilik olduğu kadar, belli bir bilinç düzeyinden önce olamayacak birşey.

 

Böyle bakınca belki de doğrusu bu diyorum; ortada yarım bırakılan birşey yok, ya da basitçe avutuyorum kendimi. Ben atlattım herkes atlatabilir diyorum. Bilemedim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *